“YAŞAYAN ANTİK ŞEHİR”
TR | EN
“LIVING ANCIENT TOWN”

Geleneksel Yemekler

Bölgede 43 çeşit sebze ve aynı sayıda meyve yetişir. Bu nedenle, yemeklerinde, tatlılarında diğer yörelerde görülmeyen çeşitliliğe sahiptir.

Çorbalar, yemekler, salatalar, börekler, tatlılar, reçellerinden birkaç tanesini şöyle sıralayabiliriz.

Çorbalar :

Maş Çorbası: Yöreye has bir bitki olan baklagillerden maş ürününden yapılan bir çorbadır. Baklagillerden olan maş, yeşil renkli küçük bilyeler halindedir. Dış kabuklarından ayrılan maşlar güneşte iyice kurutulur. Yapılacak çorbanın miktarı kadar maş ayarlanır ve tencereye su koyarak kaynamaya bırakılır. Hafif şişen maşlar süzülür ve ılık suya alınır. Rendelenmiş soğan, bir iki diş sarımsak, kırmızı biber, salça, yeteri kadar tuz ve tereyağı kaynayan maşın içine dökülür ve karıştırılır. Tavada kızdırılan tereyağını çorbanın üzerine dökülerek servise sunulur.

Hülüklü Çorba: Koyu, keçi gibi hayvanların işkembesinden yapılır. İşkembenin kokusunu almak için soğan ve limonla ovulur ve yıkanır. Her tarafı unlanarak bir süre bekletilir ve tencereye konur. Orta yağlı kıyma, karabiber, domates, zeytinyağı ile yoğrulur. Yoğrulan malzemeler ufak bilyeler yapılır. Halk dilinde bu bilyelere hülük denildiği için çorbanın adı bu şekilde adlandırılmaktadır. Daha önceden ıslatılmış nohut ve pirinçle işkembe iyice karıştırılır. Su, tereyeğı, tuz, salça, kırmızı biber konulduktan sonra nohut ve pirinç yavaş yavaş dökülür. Ağır ateşte bırakılır ve nane, limonla servise sunulur.

Yemekler :

Kapama: Mısır unu, taze çökelek ve yağdan oluşan bir tür yöre yemeğidir. Pilavla pişirilir. Yalnız pilavın içinde nohut vardır. Bir tava içinde pilav pişirilir. Tavanın tam ortasına et konur. Üstü hamurla kapatılır. Hafif yanan ateş üzerine konulur ve pişirilmeye bırakılır.

Alafaşı: Alafaşı doğal otlardan yapılan bir yemek türüdür. İlibada-ebegümeci gibi tarla bitkilerinden yapılır. Otlar ince ince kıyılır, bulgur veya pirinç, zeytinyağı, kırmızı biber, salça, soğan, tuz ve su ekleyerek pişirilmeye bırakılır.

Göleviz: Patatese benzeyen yumru köklü yerel bir bitki olan Göleviz’den yapılır. Göleviz, kökleri patates gibi dış kabuğu soyulur pişirilerek, yemeği yapılır. Etli, sulu yemeği yapılabildiği gibi, kızartma yapılarak üzerine sos dökülmek suretiyle yenilebilir. Göleviz parçaları ile kıyma, soğan, salça, kırmızı biber, tuz ve daha önceden ıslatılmış nohutla pişirilir. Yemek pişmeye yakın limon sıkılır ve servise sunulur.

Tatlılar :

Helva: Eski Antalya mutfağının, en önemli tatlılarından biridir. Ana malzemesi un, yağ, şeker olmakla berber çeşitleri çoktur. Un yerine bazen irmik, nişasta, şeker yerine bal, pekmez veya pudra şekeri konabilir. Sadece ev mutfaklarının ana malzemesi olmakla kalmaz, özellikle eski Antalya yaşamında bazı helvalar özel bir yer alır.

Keten Helva: Büyük bir sini üzerine iki bilek kalınlığında ağdalanmış sıcak bir şeker parçası çepeçevre yayılır. Bir halka haine getirilen ağdanın ortasına elenmiş un dökülür, helva yapmasını bilen ustalar ağdalanmış şekeri una batıra batıra siniyi çevirirler. Bu işlemde un ağdaya iyice yedirilir ve keten iplikleri gibi ağda birbirinden ayrılır. Yapımı pişmaniyeye benzemektedir. Keten helvası Antalya sıra gecelerinin eğlenceli uğraşlarından biriydi.

Reçeller :

Antalya meyve reçelleri ile ün yapmıştır. Antalya’da ev hanımlarının, kendilerinin yaptığı tatlıları ikram etme alışkanlıkları vardır. Yaptıkları tatlıları genellikle gümüş tepsinin üzerine ve güzel renkli kaselere koyarak ikram ederler. Genellikle misafire iki türlü reçel sunulurdu. Misafir de seçme hakkının kullanır bunlardan birini yerdi. Bunlardan birkaçının tarifini örnek olarak şöyle verebiliriz.

Turunç Reçeli: Kalın kabuklu turunçlar rendelenip, kabukları portakal soyar gibi dilimler halinde soyulur. İçleri sıyrılır ve kabukları kıvrılarak ipe dizilir. Birkaç gün sabah akşam suyunu değiştirilerek bekletilir. Bu bekleme soğuk su içinde yapılır. Suda bekletmenin amacı kabuğun acısının azalmasıdır. Üç gün sonra turunç kabukları sudan alınarak, bir tencere içinde kaynatılır. Üç gün sonra turunç kabukları sudan alınarak, bir tencere içinde kaynatılır. Kaynama işlemi tamamlanınca, su iyice süzülür. Kıvamında haşlanmış kabuklar üzerine, 10 bütün turunca, yarım bardak su ve bir kilo şeker konur. Hafif ateşte bir miktar pişirilir, soğuyunca kavanozlara konur.

Bergamot Reçeli: Turunçgillerden bir meyve olan bergamottan yapılan reçel de Antalya’nın özelliğidir. Bergamot reçeli aynı turunç reçeli gibi hazırlanır.

Bergamot Tozu: Bergamot reçeli yaparken, bergamot kabukları çok hafif bir şekilde rendelenir. Rende arkasına biriken püre halindeki dış kabuk artığı düz bir zemine yayılır ve güneş almayan rutubetsiz bir yerde kurutulur. Sonra evlerde çay yapılırken demliğin içine bir veya iki çay kaşığı bergamot tozu konur. Çaya aromatik bir tat ve koku veren Antalya yöresine has bu toz Antalya’daki şekerci dükkanlarında da satılmaktadır.